<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/saglik/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Apr 2017 14:46:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>FİLİSTİNLİ ESİRLERİN HAKLI TALEPLERİNE DESTEK VERMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/filistinli-esirlerin-hakli-taleplerine-destek-vermek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/filistinli-esirlerin-hakli-taleplerine-destek-vermek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 09:40:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[17 Nisan 2017]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahman Şedid]]></category>
		<category><![CDATA[Dima Alwawi]]></category>
		<category><![CDATA[er-Ramle Cezaevi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Esirler Enformasyon Ofisi]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinli Esirler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinli kadın esirler]]></category>
		<category><![CDATA[Hebron Açık Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İdari hapis cezası]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılhaç]]></category>
		<category><![CDATA[Lina Ahmed el-Cerbuni]]></category>
		<category><![CDATA[Mecdu ve Celbu']]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed el-Kîk]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük ve Onur Açlık Grevi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=492</guid>

					<description><![CDATA[Filistinli Esirlerin Açlık Grevini Sulh ile Neticelendirmek Arapça yayın yapan bazı internet sitelerinde paylaşılan haberlere göre işgal rejimi zindanlarında tutulan Filistinli binlerce esir, 17 Nisan 2017 Pazartesi günü Filistinli Esirler Günü münasebetiyle açlık grevine başladı. İşgal güçlerinin esirlerin beden ve ruh sağlıklarını bozmayı amaçlayan politikalarını protesto etmek ve esirlerin haklı taleplerini dile getirmek maksadıyla başlatılan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Filistinli Esirlerin Açlık Grevini Sulh ile Neticelendirmek</strong></p>
<p>Arapça yayın yapan bazı internet sitelerinde paylaşılan haberlere göre işgal rejimi zindanlarında tutulan Filistinli binlerce esir, <strong>17 Nisan</strong> 2017 Pazartesi günü <strong>Filistinli Esirler Günü</strong> münasebetiyle <strong>açlık grevi</strong>ne başladı.</p>
<p>İşgal güçlerinin esirlerin beden ve ruh sağlıklarını bozmayı amaçlayan politikalarını protesto etmek ve esirlerin haklı taleplerini dile getirmek maksadıyla başlatılan açlık grevi eylemine başta esir hareketi liderleri olmak üzere çok sayıda esirin katıldığı bildiriliyor.</p>
<p>Esirlerin işgal zindanlarında başlattığı açlık grevi eylemine destek olmak amacayla Batı Yaka ve Gazze Şeridi’nde resmî ve sivil kuruluşlar tarafından etkinlikler de düzenlendi. Esirler Enformasyon Ofisi Müdürü Abdurrahman Şedid, 17 Nisan’da başlayan açlık grevi eylemine tüm Filistinli gruplardan esirlerin farklı yoğunlukta katıldığını açıkladı.</p>
<p>Şedid, Filistin Enformasyon Merkezi’ne yaptığı açıklamada, işgal zindanlarında açlık grevi eylemi için 8 Ağustos 2016’dan bu yana hazırlık yapıldığını da sözlerine ekledi. Filistinli gruplarla yürütülen görüşmelerde açlık grevi eylemiyle ilgili tam bir mutabakat sağlanamadığını belirten Şedid, bununla birlikte tüm grupların düşük seviyede de olsa eyleme katılmayı kabul ettiklerini bildirdi.</p>
<p>İşgal yönetimi 16 Nisan 2017 sabahı Filistinli kadın esirlerin piri kabul edilen 43 yaşındaki Lina Ahmed el-Cerbuni’yi 15 yıllık esaretinin ardından serbest bırakmıştı. İşgal zindanlarında esaret yıllarının oldukça ağır geçtiğini belirten el-Cerbuni, esirlerin sürekli bir desteğe ihtiyaçları olduğunu vurgulamıştı. el-Cerbuni, işgal zindanlarında tutulan Filistinli esirlerin Filistinli Esir Günü münasebetiyle açlık grevi eylemine başlayacaklarını hatırlatarak, herkesin bu mücadelede esirlere destek vermesini temenni ettiğini ifade etmişti. (<strong>1</strong>).</p>
<p><strong>“Özgürlük ve Onur Açlık Grevi”ne Katılan Filistinli Esirlerin Taleplerine Destek Vermek</strong></p>
<p>İşgal rejimi zindanlarında tutulan yüzlerce Filistinli esirin 17 Nisan 2017 tarihinde <strong>baskıları protesto etmek ve taleplerini dile getirmek</strong> için başlatmış olduğu açlık grevi marifetiyle elde etmek istedikleri talepleri Filistin Enformasyon Merkezi şu şekilde özetlemiştir:</p>
<p>“<strong>1-</strong> Bütün cezaevlerinde tüm bölümlere esirlerin aileleriyle görüşebilmelerini sağlayacak umumi <strong>telefon</strong> bağlanması.</p>
<p><strong>2-</strong> <strong>Ziyaretler </strong>konusunda;</p>
<ol>
<li>Kızılhaç tarafından durdurulan ikinci ziyaretlerin yeniden başlatılması.</li>
<li>Ziyaretlerin her iki haftada bir düzenli yapılması ve hiç kimse tarafından iptal edilmemesi.</li>
<li>Esirin birinci ve ikinci derece akrabalarından hiçbirinin ziyaretine engel olunmaması.</li>
<li>Ziyaret süresinin 45 dakikadan bir buçuk saate çıkartılması.</li>
<li>Esirin her üç ayda bir ailesiyle fotoğraf çekinmesine izin verilmesi.</li>
<li>Cezaevi kapılarında ailelerin rahat bir şekilde beklemeleri için uygun yerlerin yapılması.</li>
<li>16 yaşından küçük çocukların ve torunların her ziyarette cezaevine girmelerine izin verilmesi.</li>
</ol>
<p><strong>3- Sağlık</strong> alanında;</p>
<ul>
<li>Gerekli tedaviyi sağlamaya elverişli olmadığı için er-Ramle Cezaevi Hastanesi&#8217;nin kapatılması.</li>
<li><u>Tıbbi ihmal</u> politikasına son verilmesi.</li>
<li>Esirlerin sağlık <u>kontrollerinin düzenli</u> olarak <u>yapılması</u>.</li>
<li>Ameliyatların <u>geciktirilmeden</u> hızlı bir şekilde yapılması.</li>
<li>Dışarıdan <u>uzman</u> doktorların getirilmesi.</li>
<li>Hasta esirlerin, özellikle de engelli esirler ile müzmin hastalığı olan esirlerin serbest bırakılması.</li>
<li>Tedavi <u>masraflar</u>ının esire yüklenmemesi.</li>
</ul>
<p><strong>4- Filistinli kadın esirler</strong>in özel nakil ve ziyaret sırasında yakınlarıyla engelsiz görüşme gibi tüm ihtiyaçlarının karşılanması.</p>
<p><strong>5- Nakiller</strong> konusunda;</p>
<ol>
<li>Esirlere nakilleri sırasında <u>insani muamele</u>de bulunulması.</li>
<li>Esirlerin hastanelerden ve mahkemelerden cezaevlerine doğrudan döndürülmeleri ve <u>geçiş noktalarında bekletilmemeleri</u>.</li>
<li>Geçiş noktalarının beşerî kullanıma uygun hâle getirilmesi ve esirlere yemek verilmesi.</li>
</ol>
<p><strong>6- </strong>Esirlerin ihtiyaçlarına uygun <u>uydu kanalları</u>nın yayınlara eklenmesi.</p>
<p><strong>7-</strong> Cezaevlerine, özellikle de Mecdu ve Celbu&#8217; cezaevlerine <u>klima</u> takılması.</p>
<p><strong>8-</strong> Tüm cezaevlerinde <u>mutfakların</u> yeniden açılması ve yönetimlerinin esirlere bırakılması.</p>
<p><strong>9-</strong> Ziyaretler sırasında esirlere kitap, gazete, elbise, gıda maddeleri ve özel eşyalar getirilmesine izin verilmesi.</p>
<p><strong>10-</strong> <u>Tecrit cezası</u> politikasının sona erdirilmesi.</p>
<p><strong>11-</strong> <u>İdari hapis cezası</u> politikasının sona erdirilmesi.</p>
<p><strong>12-</strong> Hebron Açık Üniversitesi&#8217;nde <strong>eğitim</strong>e yeniden izin verilmesi.</p>
<p><strong>13-</strong> Esirlerin üniversite giriş sınavlarına katılmalarına izin verilmesi.” (<strong>1</strong>).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sorunlarına dikkat çekmek için açlık grevine başlayan esirlerin en doğal hakları olan bu taleplerinin kabul edilmesiyle neticelenmesi için her vicdan sahibi insanın elinden gelen desteği vermesi bir insanlık borcudur.</p>
<p><strong>‘17 Nisan Filistinli Esirler Günü’nde Mahkûmların Sesini Duymak ve Duyurmak</strong></p>
<p>Filistinli esirleri onurlandırmak, onlarla dayanışmak, onlara yapılan haksızlıkları unutmamak ve dünyaya duyurmak için Filistin Ulusal Konseyi <strong>1974</strong> olağan toplantısında 17 Nisan gününü Filistinli Esirler Günü olarak ilan etmişti. Ocak 2017’de “TADAMUN Merkezi ile Filistinli Esirler Araştırma Merkezi”nin birlikte yayımlamış olduğu “2016 Yılında Tutuklananlara ve Esirlerin Durumuna İlişkin Ayrıntılı Rapor”u, detaylı örneklerden sarfınazar ederek ana hatlarıyla paylaşmakta yarar görüyorum:</p>
<p><strong>“Filistinli Esirlerle İlgili Genel Bilgiler</strong></p>
<ol>
<li>İsrail işgal devletinde gayri resmî ve gizli olanların dışında bazıları Nazi tutuklama kamplarını aratmayan çadırlarda ve ilkel şartlarda tutulan Filistinlilerin bulunduğu <strong>23 adet hapishane</strong> bulunmaktadır.</li>
<li>Mart 2017 sonu itibarıyla tutuklama kampları ile hapishanelerde <strong>8000</strong>’e yakın <strong>Filistinli esir</strong> tutulmaktadır.</li>
<li>1967’den 2017 Mart ayı sonuna kadar <strong>hapiste 209</strong> Filistinli esir <strong>şehit</strong> edilmiştir.</li>
<li>Esirler arasında halkın çoğunluğu tarafından seçilmiş <strong>13 Millet Vekili</strong> bulunmaktadır.</li>
<li>Esirler arasında <strong>58 kadın esir</strong> bulunmaktadır.</li>
<li>Esirler arasında <strong>ömür boyu</strong> hapse mahkûm edilmiş 5<strong>00</strong>’den fazla esir var.</li>
</ol>
<p><strong>Kadın Esirler:</strong></p>
<ol>
<li>58 Filistinli kadın işgal devletinin -çoğunlukla adi suçluların bulunduğu ve sürekli saldırılara maruz kaldıkları- kadın hapishanelerinde tutulmaktadır.</li>
<li>Kadın mahkûmların 14’ü 18 yaşın altındaki çocuklardır.</li>
<li>Dünyanın en küçük kadın esiri 12 yaşındaki Filistinli kız çocuk Dima Alwawi’dir.</li>
<li>Kadın mahkûmların 14’ü yaralı olarak tutuklanmıştır.</li>
<li>10 kadın esir hâlen hasta olduğu hâlde uygun tedavi görememektedir.</li>
<li>Kadın mahkûmların 12’si çocuklu annedir.</li>
<li>Bazıları sadece bir erkek esirin kardeşi, eşi veya annesi olduğu için tutuklanmış olup ya mahkemeleri izlemeye geldiğinde veya esir tutulan akrabasını ziyaret etmeye geldiğinde tutuklanmıştır.</li>
</ol>
<p><strong>Çocuk Esirler:</strong></p>
<ol>
<li>İşgal devletinin hapishanelerinde 10 ilâ 17 yaş arasında <strong>350 çocuk esir</strong> tutulmaktadır</li>
<li>Çocuk esirlerin 230’u askerî mahkemeler tarafından hukuksuz şartlar altında mahkûm edilmiştir.</li>
<li>3 çocuk ise askerî mahkemenin “suçu yoktur” kararına rağmen işgal devletinden başka hiçbir devlette uygulanmayan bir kanun ile ve aynı işgal mahkemesinin kararı ile “suç işleyebilir” bahanesi ile hâlâ esir tutulmaktadır.</li>
</ol>
<p><strong>İdari Gerekçelerle Tutuklanan Çocuklar:</strong></p>
<ol>
<li>8 çocuk esir hâlen 14 yaşın altında hapiste tutulmaktadır.</li>
<li>Birçok çocuk esir <strong>16 ilâ 6 yıl</strong> arasında değişen mahkûmiyetler almıştır.</li>
<li>Birçok uluslararası kuruluşun raporu ve çocukların ifadelerine göre çocuk esirler, tutuklandıkları ilk andan itibaren <strong>ağır işkence ve kötü muamele</strong>ye maruz kalmaktadırlar.</li>
<li>Birçok Filistinli esir gibi çocuklar da işkence altında alınan itirafları imzalamaya zorlanmıştır.</li>
<li>2016’da 10 yaşın altında çok sayıda çocuk tutuklanmış ve esir düşmüştür.</li>
</ol>
<p><strong>Gazeteci Esirler:</strong></p>
<ol>
<li>İşgal devletinin en çok çekindiği husus gerçeklerin anlatılması ve karanlık işlerinin ortaya çıkartılmasıdır. Bu yüzden bu görevi üstlenen gazetecileri ve basın kuruluşlarını ilk günden bugüne dek susturmaya devam etmektedir.</li>
<li>Sadece 2016’da 135 Filistinli gazeteciye için tutuklama, suçsuz yere uzun veya kısa süreli göz altı vakası kayıt altına alınmıştır.</li>
<li>Birçok gazeteci “idari tutuklu” adı altında yıllar buyunca suçları olmadığı işgal mahkemelerince de tespit edilmiş olmasına rağmen hâlen hapislerde esir tutulmaktadır.</li>
<li>2015 ve 2016 yıllarında esir gazetecilerin sembolü haline gelen Muhammed el-Kîk açlık grevine başladıktan sonra mahkemeden serbest bırakılma sözü almasına rağmen birkaç gün serbest bırakıldıktan sonra <strong>yeniden tutuklanmıştır</strong>. 3 aydır idari tutuklu olarak işgal zindanlarında tutulmaktadır. 2 gün önce yeni bir bahane ile kendisine yeni bir dava açılarak mahkemeye sevk edilmiştir.</li>
</ol>
<p><strong>Filistinli Esirlere Yapılan İşkenceler:</strong></p>
<ol>
<li>İsrail işgal devleti esirlere işkence edilmesini kanunen uygun gören dünyanın en vahşi ülkelerinden birisidir. Sadece 2016 yılında <strong>156 defa</strong> genel <strong>koğuş baskını</strong> yapıldığı ve toplu işkence uygulandığı tespit edilmiştir.</li>
<li>Nefha Toplama Kampı’nda esirlere sürekli saldıran işgal devletinin askerleri <strong>80 esiri yaralamıştır</strong>.</li>
<li>Çocuk esirlerin toplandığı Mecdu hapishanesine saldıran işgal güçleri 8 çocuğu darp etmiş ve çok soğuk havada tüm çocuk esirlerin üzerlerine soğuk su dökmüştür.</li>
<li>İşgal askerlerin tutukladığı çocuklar ilk andan itibaren psikolojik ve fiziksel işkenceye ve kötü muameleye maruz kalmışlar ve insani ihtiyaçları olan psikolojik destekten mahrum bırakılmışlardır. Yüzlerce çocuk yıllardır hiçbir insani şarta uygun olmayan zindan ve hücrelerde tutulmaktadırlar.</li>
<li>İşgal devletinin güçleri esirlere psikolojik baskı yapmak için kaldıkları esir kampı veya hapishaneyi sürekli değiştirmekle birlikte kardeş veya akrabaları birbirinden uzak yerlerde tutup, bu şekilde onları ziyaret etmek isteyen ailelerine de zorluk çıkartmaktadır.</li>
</ol>
<p><strong>Sonuç:</strong></p>
<p>Filistin davasına destek veren veya insan haklarını savunan herkese tavsiyelerimiz şunlardır:</p>
<ol>
<li>Filistinli esirlerle ilgili faaliyetler sürekli yapılmalı ve sorunları dünyaya anlatılmalı ve gündemde tutulmalıdır.</li>
<li>“1948 Cenevre Antlaşması”na imza koymuş uluslararası kuruluşlar antlaşma gereği bu ihlalleri fiili olarak durdurmak için harekete geçmeli ve işgal devletini bu antlaşmaya uyamaya zorlamalıdır.</li>
<li>İslam dünyasında “Filistinli Esirleri Destekleme Komitesi” kurulmalı ve bu komite esirlerin davalarını yıl boyunca takip etmeli ve dünyaya anlatmalıdır.</li>
<li>İdari tutuklamaların meşru bir yanı olmadığını ispatlayan ve bunu dünyaya anlatan uluslararası bir hukuk heyeti oluşturulmalıdır.</li>
<li>Uluslararası insan hakları kuruluşları ile iletişime geçerek Filistinli esirlerle ilgili faaliyet göstermeleri için teşvik edilmeli, onlarla birlikte işgal devletine baskı uygulayabilecek bir heyet oluşturmalıdır.</li>
<li>Her yıl <strong>17 Nisan Filistinli Esirler Günü</strong> münasebeti ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) konuya ilişkin bir açıklama yapması için iletişime geçilmelidir.” (<strong>2</strong>).</li>
</ol>
<p>Filistinli esirlere reva görülen kötü muamele ve işkencelere ilişkin daha detaylı bilgi isteyenler için Haziran 2016’da Yeni Türkiye Dergisi’nin Ortadoğu Özel Sayısında yayımlanan “Filistinli Tutsak Çocukların Maruz Kaldığı Ağır Hak İhlalleri” (<strong>3</strong>) başlıklı makaleme atıfta bulunarak, 19 Mart 2017’de Genel Yönetim Kurulu’na üye seçildiğim İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği’nin (MAZLUMDER) Filistin Dayanışma Derneği (FİDDER) ile <strong>Filistinli Esirler Günü</strong> yıldönümü münasebetiyle yayımlamış olduğu basın bildirisini paylaşarak bitirelim:</p>
<p><strong>Her Daim Mazlumun ve Mağdurun Yanında Durmak </strong></p>
<p>“Filistinli esirlere karşı Siyonist hapishanelerinde işlenen <u>suç ve ihlallerin devam ettiği</u>; işgalcilerin esirlere karış baskıcı uygulamaları kalıcı hale geldiği; savaş esirleriyle ilgili Cenevre sözleşmesi ve uluslararası hukukun tümüyle devre dışı bırakıldığı bir dönemde, <em>Filistinli Esirler Günü</em> münasebetiyle aşağıdaki hususları vurgulamak isteriz:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Birinci Olarak:</strong> İşgal zindanlarında Siyonistlerin her türlü baskısına maruz kalan esirleri selamlıyoruz. Zira onlar özgür ve sarsılmaz iradeleriyle Siyonistlerin ihlallerine karşı açıkça meydan okumaktadırlar. Uluslararası hukukun ve sözleşmelerin teminat altına aldığı meşru haklarını elde etmek amacıyla açlık grevi yaparak direnişlerini sürdürmektedirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İkinci Olarak:</strong> Siyonist zindanlarında esirlerle tam dayanışma içerisinde olduğumuzu; Siyonistlere karşı vermiş oldukları mücadelelerini, insani ve adil davalarını kazanmak; gasp edilen haklarını yeniden elde etmek amacıyla ortaya koydukları tüm taleplerini ve hareketlerini desteklediğimizi İstanbul’dan ilan ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Üçüncü Olarak:</strong> Siyonistlerin esirlere uyguladıkları her türlü barbar işkenceyi, tecrit ve sağlıktan mahrum bırakmayı, idari tutukluluğu, hapishane yönetimi tarafından belli bir program dahilinde yapılan tüm ihlalleri şiddetle kınıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dördüncü Olarak:</strong> Uluslararası kuruluşlardan 7000’den fazla bay ve bayan Filistinli esire reva görülen Siyonist ihlalleri durdurmalarını, hasta olan 1200 esire gerekli tıbbi desteğin verilmesini, uluslararası hukuka aykırı olan idari tutuklama politikasının durdurulmasını, esirlerin aileleriyle görüşmesine müsaade edilmesini, tecrit etme politikalarına verilmesini, Siyonist zindanlarında bulunan 300 çocuğa karşı işlenen hak ihlallerinin ivedilikle durdurulmasını talep ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Beşinci Olarak:</strong> Uluslararası medya kuruluşlarının işgalcilerin zindanlarında tutulan Filistinli esirler sorununa yoğunlaşmalarını, problemlerini ortaya koymalarını, işgalcilerin onlara yönelik ihlallerini ayrıntılı olarak açıklamalarını, esirlerin haklı davalarını tüm dünyaya duyurabilmeleri ve kamuoyu oluşturabilmeleri için gerekli desteği vermelerini talep ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Altıncı Olarak:</strong> Esir ailelerinin direnişini kutluyoruz. Yüce Allah’tan en yakın zamanda çocuklarının serbest kalmasını ve her bir esirin kendi ailesine kavuşmasını niyaz ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yedinci Olarak:</strong> <em>Filistinli Esirler Günü</em> münasebetiyle dünyanın dört bir yanında esir durumda bulunan tüm esirlerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sekizinci Olarak: </strong>Bizler Türkiye’de bulunan kardeşleri olarak, Siyonist zindanlarında tutulan esirlerin yanında yer aldığımızı vurguluyoruz. Mücadelelerinin vatansever ve insani bir dava olduğunu, esirlerin direnişinin desteklenmesi gerektiğini, Siyonistlerin onlara karşı işledikleri ihlalleri ortaya koymanın zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Siyonist zindanlarında tutulan esirlerle dayanışma amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleyeceğimizi açıklıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Siyonist işgalcilerin zindanlarındaki esirlere özgürlük!</strong>” (<strong>4</strong>).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ol>
<li>Filistin Enformasyon Merkezi, https://turkish.<strong>palinfo</strong>.com/Ana-sayfa, 17.04.2017.</li>
<li><b>2016 Yılında Tutuklananlara ve Esirlerin Durumuna İlişkin Ayrıntılı Rapor</b>, TEDAMUN: İşgalci İsrail Hapishanelerinde Tutulan Esirlerle Dayanışma Merkezi ile Filistinli Esirler Araştırma Merkezi ortak çalışması, Ocak 2017, Arapça, 104 s.</li>
<li>Fethi Güngör; “<strong>Filistinli Tutsak Çocukların Maruz Kaldığı Ağır Hak İhlalleri</strong>”, Yeni Türkiye Dergisi Ortadoğu Özel Sayısı, Ankara, Ocak-Haziran 2016, Sayı: 86, c.6, 295-306. (<a href="http://www.yeniturkiye.com/display.asp?c=0861)">http://www.yeniturkiye.com/display.asp?c=0861)</a>.</li>
<li>http://www.mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/basin-aciklamalari/1/filistinli-esirler-gunu-yildonumu/12994, 17 Nisan 2017.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/filistinli-esirlerin-hakli-taleplerine-destek-vermek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“AİLE SÖZLEŞMESİ”Nİ  İNSANLIK AİLEMİZE SUNABİLMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/aile-sozlesmesini-insanlik-ailemize-sunabilmek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/aile-sozlesmesini-insanlik-ailemize-sunabilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2016 15:37:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülmecid Neccâr]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[aile reisi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ailenin hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[akrabalık]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Muhyiddîn el-Karadâğî]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Müslüman Âlimler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[geniş aile]]></category>
		<category><![CDATA[İDSB]]></category>
		<category><![CDATA[iffet]]></category>
		<category><![CDATA[III. Uluslararası Aile Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[Mîsâku'l-Usra]]></category>
		<category><![CDATA[Nezihe Meâric]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Rafet Mîkâtî]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=296</guid>

					<description><![CDATA[Nisan ayı başında İstanbul’da düzenlenen dört günlük bir uluslararası konferansın ardından Dünya Müslüman Âlimler Birliği (DMAB/IUMS) tarafından hazırlanan “Aile Sözleşmesi” dünya kamuoyuna ilan edildi. Merkezi İstanbul’da bulunan ve 63 ülkeden farklı alanlarda faaliyet yürüten 312 STK’yı şemsiyesi altında toplayan İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin (İDSB/UNIW) desteğiyle 3-6 Nisan tarihlerinde İstanbul Gönen Hotel’de gerçekleştirilen III. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nisan ayı başında İstanbul’da düzenlenen dört günlük bir uluslararası konferansın ardından Dünya Müslüman Âlimler Birliği (DMAB/IUMS) tarafından hazırlanan “Aile Sözleşmesi” dünya kamuoyuna ilan edildi.</p>
<p>Merkezi İstanbul’da bulunan ve 63 ülkeden farklı alanlarda faaliyet yürüten 312 STK’yı şemsiyesi altında toplayan İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin (İDSB/UNIW) desteğiyle 3-6 Nisan tarihlerinde İstanbul Gönen Hotel’de gerçekleştirilen III. Uluslararası Aile Konferansı’nda bir buçuk gün boyunca yirmiyi aşkın tebliğ sunuldu. Bir tam gün sözleşme metni madde madde müzakere edildi. Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Yemen, Mısır, Suriye, Ürdün, Irak, Çad, Tunus, Moritanya, Malezya, Bangladeş, Afganistan, Lübnan, Sri Lanka gibi otuzun üzerinde ülkeden gelen âlim ve mütefekkirler “Aile Sözleşmesi” üzerine kıymetli değerlendirmeler yaptı, eleştirilerini ve önerilerin dile getirdi. Konferansta oluşturulan “Hey’etu’s-Sıyâğa: Redaksiyon Heyeti” tüm bu müzakereleri dikkate alarak “Aile Sözleşmesi”ne son şeklini verdi.</p>
<blockquote><p>Aile; insanın yetişmesi, beşer türünün hayatta kalması ve insanlığın devamının sağlanması için gerekli olan ilk sosyal kurumdur.</p></blockquote>
<p>Hazırlık aşaması bir buçuk yıl süren “Aile Sözleşmesi”nin hazırlık heyetinde yer alan ulemaya, özellikle Dr. Abdülmecid Neccâr ile Dr. Nezihe Meâric’e; Sözleşme’nin kurumsal sahibi DMAB üyesi ulemaya ve özellikle Birliğin Genel Sekreteri Prof.Dr. Ali Muhyiddîn el-Karadâğî’ye; konferansa ev sahipliği yapan İDSB heyeti adına Genel Sekreter Av. Ali Kurt’a; metnin uzun uzun müzakere edilmesi esnasında kıymetli fikirleriyle katkı yapan tüm tebliğci ve müzakerecilere, özellikle Prof.Dr. Rafet Mîkâtî ile Dr. Kâmiliye Hilmi hanım efendiye; konferans boyunca dinleyici, gönüllü, çalışan, mütercim vb. sıfatlarla katkı yapan tüm emek sahiplerine yürekten şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>6 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da dünya kamuoyuna ilan edilen bu Sözleşme, Müslüman âlim ve mütefekkirlerin Batı menşeli uluslararası belgeleri eleştirmekle yetinmeyi bir kenara bırakıp somut bir alternatif ortaya koyması açısından büyük bir önem arz etmektedir. Müslüman âlimler tarafından ortaya konan “Aile Sözleşmesi”, insanlığın son adası İslam’ın temel prensipleri çerçevesinde ve mezhepler üstü bir bakış açısıyla hazırlanmış olup sadece Müslümanları değil, tüm insanlık ailemizi muhatap almaktadır. Din, mezhep, ırk, kültür vb. tüm ayrımların üstünde bir üslupla inşa edilen bu sözleşme metni, büyük ailemizin tüm fertlerini kuşatabilecek bir aile sözleşmesinin ancak İslam dininin özgürlükçü ve kuşatıcı yapısıyla ortaya konabileceğini göstermesi açısından da iyi bir örnek teşkil etmektedir.</p>
<blockquote><p>Günümüzde aile kurumu, bütünüyle çökertilmek maksadıyla her alanda büyük meydan okumalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktadır.</p></blockquote>
<p>Takdimden sonra sekiz bölüm ve 29 maddeden oluşan “Aile Sözleşmesi”nin Arapça aslı ve diğer dillerdeki çevirilerine Dünya Müslüman Âlimler Birliği’nin ve/ya İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin internet sitelerinden erişerek, bu pek mühim belgeyi olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmanın, benzer yeni çalışmalara örneklik edecek bu “Aile Sözleşmesi”nin ortaya çıkması için harcanan samimi emeğe saygının bir gereği olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>“Mîsâku’l-Usra” adıyla yayımlanan “Aile Sözleşmesi”ni redakte ettiğim Türkçesiyle takdirlerinize sunuyorum:</p>
<p>*******</p>
<p>Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p><strong>AİLE SÖZLEŞMESİ</strong></p>
<p><strong>Takdim</strong></p>
<p>Aile; insanın yetişmesi, beşer türünün hayatta kalması ve devamlılığının sağlanması için gerekli olan ilk kurumdur. İnsanlık âleminin, değerlerini aşılamak ve aile bağlarını muhafaza etmek için aile kurumunu dağılmaktan ve yok olmaktan korumasına ciddi anlamda ihtiyaç bulunmaktadır.</p>
<p>Günümüzde büyük tehlikelere maruz kalan aile kurumu, bu yapının artık çökmesine yol açacak boyutta her alanda büyük meydan okumalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktadır.</p>
<p>İnsanlar arasındaki kültürel ve medeni ilişkilerin karmaşık bir hal alması yanında uluslararası sözleşme ve anlaşmalar aracılığıyla getirilen yasal düzenlemeler, farklı toplumlarda olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Bu gibi uluslararası belgeler, özellikle İslam toplumlarında dinî kültürün yücelttiği bir kurum olan ailenin gücünü ve fonksiyonlarını muhafaza eden ahlaki değerleri ve hukuki kuralları da olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Bu sözleşme, İslam dininin de teyit ettiği insan fıtratı, genel ilkeler ve semavi şeriatler çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin saygı duyulmasını istediği kültürel çeşitlilikle uyumlu bir belge ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Birinci Bölüm: Aile Kavramı ve Ailenin Hedefleri</u></strong></p>
<ol>
<li><strong> Madde: </strong>Aile Kavramı:</li>
</ol>
<p>Aile;  bir kadın ile bir erkeğin oluşturduğu, iki tarafı kendi rızalarıyla; adalet, ihsan, dayanışma, istişare, sevgi ve merhamete dayalı hukuki bir evlilik sözleşmesi ile birbirine bağlayan en temel sosyal birimdir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Madde: </strong>Aile; karı, koca ve varsa çocuklardan oluşur.</li>
<li><strong> Madde: </strong>Ailenin Hedefleri;</li>
</ol>
<p>3.1. Eşlerin namus, iffet ve ırzının korunması,</p>
<p>3.2. Neslin sağlık, sosyal ve psikolojik açılardan gözetilmesi ve korunması,</p>
<p>3.3. İnsan neslinin devamlılığının sağlanması,</p>
<p>3.4. Huzur, psikolojik istikrar, sevgi ve merhametin temini,</p>
<p>3.5. Güvenli ve istikrarlı bir toplumun inşası ve</p>
<p>3.6. Bir aileye mensup olma ihtiyacının yerine getirilmesidir.</p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>İkinci Bölüm: Ailenin Temel</u></strong> <strong><u>İlkeleri ve Görevleri</u></strong></p>
<ol start="4">
<li><strong> Madde: </strong>Ailenin Dayandığı Temel İlkeler:</li>
</ol>
<p>4.1. Haklar ve görevler açısından eşler arasında adalet, insaf ve ihsanı gözeten bir denge sağlanması,</p>
<p>4.2. Yaratılış, insanlık onuru, toplumsal, hukuki ve mali sorumluluklar konusunda eşitlik,</p>
<p>4.3. Karşılıklı rıza ve istişare.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Madde: </strong>Ailenin Görevleri:</li>
</ol>
<p>5.1. Fikrî, sosyal, ekonomik ve siyasi alanları da kapsayan topyekun kalkınmaya katkı yapmak,</p>
<p>5.2. Gerek altsoy gerekse üstsoydan aile fertlerinin maddi ve manevi bakımlarını temin etmek,</p>
<p>5.3. Aile fertlerine huzurlu ve sağlıklı bir ortam sağlamak,</p>
<p>5.4. Aile fertlerinin akli, bedensel, psikolojik ve duygusal yeteneklerini, meşru eğitim, öğretim ve eğlence yöntemleriyle geliştirmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Üçüncü Bölüm: Çocuk ve Ailedeki Hakları</u></strong></p>
<ol start="6">
<li><strong> Madde: </strong>Çocuğun Tanımı:</li>
</ol>
<p>Çocukluk; cenin döneminden, reşit olma dönemine kadar olan dönemi kapsar.</p>
<ol start="7">
<li><strong> Madde: </strong>Çocuğun Ailedeki Hakları:</li>
</ol>
<p>7.1. Cenin oluşumundan başlayarak; yaşama ve var olma hakkına yönelik hiçbir şekilde zarar ve saldırı görmeme hakkı,</p>
<p>7.2. Yasal anne-babaya soy bağıyla bağlanma ve dinî, kültürel ve toplumsal bir kimliğe sahip olma hakkı,</p>
<p>7.3. Kendisinin veya annenin sağlığına zarar vermediği takdirde emzirilme hakkı,</p>
<p>7.4. Eşler birbirinden ayrılsa bile, maddi ve manevi tüm bakımını kapsayacak şekilde yetiştirilme hakkı,</p>
<p>7.5. Eşler birbirinden ayrılsa bile, beslenme, giyinme, barınma, eğitim, tedavi ve eğlenme masraflarını örf ve adet ölçülerinde kapsayan nafaka hakkı,</p>
<p>7.6. Rüştünü tamamlayana kadar kendisine ve malına velisi tarafından icra edilmesi gereken velayet hakkı,</p>
<p>7.7. Maddi ve manevi saldırı çeşitlerinin tümüne; ezcümle, bedensel istismar, yasadışı çalıştırma, cinsel saldırı, insan ticareti ve zorla sınır dışı edilmeye karşı korunma hakkı,</p>
<p>7.8. Sağlam inanç ve ahlaki değerlerle yetiştirilme hakkı,</p>
<p>7.9. Ruhsal denge, vatanseverlik, yardımlaşma esaslı insani müşterek ve adil barış değerlerine dayalı eğitim görme hakkı,</p>
<p>7.10. Kişilik gelişimi, beden ve ruh sağlığı korunarak yetiştirilme hakkı,</p>
<p>7.11. İffetli olma, sapkın davranışlardan ve evlilik dışı cinsel ilişkilerden kaçınma ve bunların tehlikelerinin farkında olma bilinciyle yetiştirilme hakkı.</p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>Dördüncü Bölüm: Geniş Aile</u></strong></p>
<ol start="8">
<li><strong> Madde: </strong>Geniş Aile:</li>
</ol>
<p>8.1. Geniş aile diğer akrabalar ve kan bağı olan bireylerden oluşur.</p>
<p>8.2. Geniş aile şu esaslara dayanır:</p>
<p>8.2.1.  Akrabalık ilişkilerini koruyarak onlara ihsan, muhabbet ve merhametle muamele etmek,</p>
<p>8.2.2.  Akrabalar arasında maddi, manevi ve sosyal dayanışmayı tesis etmek, özellikle ihtiyaç sahibi olan aile üyelerini, yaşlıları ve özel bakıma muhtaç olanları ihmal etmemek,</p>
<p>8.2.3.  Özel bakıma ihtiyaç duyanlara onurlu bir hayat ortamı sağlamak,</p>
<p>8.2.4.  Akrabalar arasında bozulan ilişkileri düzeltmek,</p>
<p>8.2.5.  Akrabaların tamamıyla güzel ilişkiler geliştirmek, anlaşmazlık durumunda aralarını bulmak, iyi ve kötü günlerinde onların yanında bulunmak.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Beşinci Bölüm: Aile Düzeni</u></strong></p>
<ol start="9">
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik; kadın ile erkek arasında hukuki bir akit olup, aile kurmanın tek yolu budur.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdi, kadın ile erkek arasında özgür seçim, karşılıklı rıza, örfe uygun muamele ve karşılıklı iyi davranışa dayanır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdinde, eşlerin ehliyeti ve sorumluluk alma kudreti aranır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdinde, eşlerce yerine getirilmesi gereken karşılıklı haklar ve yükümlülükler bulunmaktadır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Koca, imkânı nispetinde ailesinin geçimini temin etmekle yükümlüdür. Varlıklı kadının aile bütçesine katkı sağlaması ise kendi iyiliğindendir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Aile, karı-kocanın ortak sorumluluğuyla yürütülen sosyal bir kurumdur. İstişare, karşılıklı rıza, adalet, sağduyu, sevgi ve iyi geçinme ilkelerine bağlı kalarak aileyi çekip çevirme sorumluluğu öncelikle kocaya aittir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Ailede işlerin yürütülmesi, rollerde denge ve birbirini tamamlama esasına dayanır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Aile içinde hakların ve görevlerin dağılımı, üyelerin fıtri farklılıklarından kaynaklanan özellikleri göz önünde tutularak eşdeğerlilik ekseninde, karşılıklı saygı çerçevesinde, eşler arasında herhangi bir aşağılama ya da küçük görme duygusu olmaksızın gerçekleştirilir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Anne babalarına karşı iyilikle muamele etmeleri, onları saygı ve sevgiyle korumaları, ebeveynlerin çocukları üzerindeki haklarıdır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Aile fertleri arasında her türlü zulüm, baskı ve zarar verme yasaktır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdi, hakların garanti altına alınması için belgelendirilmesi gereken bir sözleşmedir.</li>
</ol>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>Altıncı Bölüm: Evlilik İlişkisinin Bitirilmesi</u></strong></p>
<ol start="20">
<li><strong> Madde:</strong> Evlilik ilişkisinde asıl olan, süresiz devam etmesi niyetiyle akit yapılmasıdır. Boşanma yoluna, ancak bu ilişkiyi devam ettirmenin artık mümkün olmadığı durumlarda, çözüm aşamaları denendikten ve tüm yollar tüketildikten sonra gidilir.</li>
<li><strong> Madde:</strong> Boşanmanın kaçınılmaz olması halinde, bunun meşru ve güzel bir surette olması gerekir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik ilişkisi sürdürülemez hale geldiği takdirde erkek, karısını iyilikle boşama hakkına sahiptir. Kadının da boşanmayı veya ayrılmayı isteme hakkı vardır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Eşler arasında anlaşmazlık ve sürtüşme olduğunda, boşanma gerçekleşmeden önce, tarafların ailelerinden iki hakem, eşlerin arasını düzeltmek ve anlaşmayı sağlamak üzere müdahale eder.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Boşanma gerçekleştiğinde, icra edilen boşanma şekline göre, boşanmanın doğurduğu sonuçların yerine getirilmesine özen gösterilir ve aile fertlerinin paylarına düşen haklar korunur.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Yedinci Bölüm: Devletin Aileyi Korumadaki Sorumluluğu</u></strong></p>
<ol start="25">
<li><strong> Madde</strong>: Devletin Sorumluluğu;</li>
</ol>
<p>25.1. Aile düzenine yönelik anayasal ve hukuki koruma sağlamak,</p>
<p>25.2. Aile problemlerinin çözümüne sivil toplum kuruluşlarını dâhil etmek,</p>
<p>25.3. Boşanma ve vefat hallerinde kadını ve çocukları ortada kalmaktan koruyacak barındırma tedbirlerini almak,</p>
<p>25.4. Eğitimleri ve maddi-manevi ihtiyaçlarının karşılaması konusunda çocukların yüksek yararını gözetmek,</p>
<p>25.5. Aile saadetini gerçekleştirerek toplumda istikrar ve devamlılığı temin edecek şekilde sağlıklı aile kültürünü yaymak,</p>
<p>25.6. Evlilik hazırlığı içinde olanların ailede sorumluluk alma konusunda eğitilmeleri için sivil toplum kuruluşlarını aktifleştirmek, aile danışma merkezleri ve arabuluculuk kuruluşları kurmak ve</p>
<p>25.7. Evlilik yollarını kolaylaştırmak ve evliliği teşvik etmektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Sekizinci Bölüm: Miras, Vasiyet ve İddet</u></strong></p>
<ol start="26">
<li><strong> Madde</strong>: Miras; adalet, bütünlük ve sorumluluk esaslarına dayanır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Ölen kişinin malı hak sahiplerine dağıtılır. Herhangi bir varisi miras ve tasarruf hakkından yoksun bırakmak geçerli değildir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Vasiyet etmek örfün bir parçası kabul edilir. Dolayısıyla, geçerli kaideler çerçevesinde yerine getirilmelidir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Boşanan veya eşi ölen kadın, nesebin ve psikolojik hassasiyetlerin korunması için iddet müddetini beklemek zorundadır.</li>
</ol>
<p>Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.</p>
<table width="466">
<tbody>
<tr>
<td width="218"><strong>Dünya Müslüman Âlimler Birliği<br />
</strong>el-İttihâdu’l-Âlemî li Ulemâi’l-Muslimîn<br />
International Union for Muslim Scholars</td>
<td width="248"><strong>İslam Dünyası STK’ları Birliği<br />
</strong>İttihâdu’l-Munazzamâtu’l-Ehliyye fi’l-Âlemi’l-İslâmî<strong><br />
</strong>The Union of NGOs of The Islamic World</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong><strong>Kaynak:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://iumsonline.org">http://iumsonline.org</a></li>
<li><a href="http://iumsonline.org/ar/ndot-o-mtmrt/mythk-aalmy-gdyd-llasr-sdr-lyom-mn-stnbol-btrky/">http://iumsonline.org/ar/ndot-o-mtmrt/mythk-aalmy-gdyd-llasr-sdr-lyom-mn-stnbol-btrky/</a></li>
<li><a href="http://www.idsb.org">http://www.idsb.org</a></li>
<li><a href="http://www.idsb.org/PNRDetail/17/uluslararasi-aile-sozlesmesi-konferansi-">http://www.idsb.org/PNRDetail/17/uluslararasi-aile-sozlesmesi-konferansi-</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/aile-sozlesmesini-insanlik-ailemize-sunabilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
