<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	SİGARANIN HÜKMÜNÜ GÖZARDI ETMEMEK yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2016 06:48:37 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: H. Yaşar Nogay		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-185</link>

		<dc:creator><![CDATA[H. Yaşar Nogay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2016 20:50:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-185</guid>

					<description><![CDATA[değerli kardeşim Fethi, 
insanlığa yararlı tebliğlerini takip etmeye çalışıyorum. bu son analiz-tebliğiniz, çok fazla insanları ilgilendiriyor. bu nedenle çok hayırlı bir hizmet yaptığınız ve büyük sevap kazandığınız kuşkusuz. 
ben sigara hiç içmedim diyemiyorum. gençlik öğrencilik yıllarında, arkadaş ortamları ve özenti ile tek tük yanılgılar olmuştur. ama bu yanılgılarla birlikte sıgaraya tütüne her zaman tepkiliydim. Çünkü babam çok yaman bir tiryakiydi. bu yüzden çocukluğumda evimizde büyük bir huzursuzluk kaynağı idi. benim tütün ve sıgaradan uzak durmamın nedeni budur. zira o zamanlar tütünün zararlarından bu günkü gibi yoğunlukta bahsedilmezdi. Kapalı mekanlarda olduğu gibi, otobüs tren uçak vs ulaşım araçlarındaki yoğun duman ve leş gibi kokan hava ne felaket birşeymiş, şimdilerde daha iyi anlıyoruz farkı.
Bu konuda, Sn. Tayyip Erdoğan ın kararlı ve ısrarlı çabaları ile gelen yasaklamaların önemli hizmetlerinden biri olduğunu kabul etmek lazım.
Bu konuda dikkat çekici diğer bir tuhaflık, bayanların halen artan bir ivme ile sigara zaafına devam etmeleri. Bir zamanlar, bizim gençliğimizde, bir genç kızın veya bayanın sigara içmesi akıl dışı bir olaydı. Ayıptan öte rezillik bir olay sayılırdı. ama bugün, bu kadar yasaklar kısıtlamalara rağmen, özellikle genç bayanlarda  yaygın gözüken bu durum son derece üzücü. 
İnşallah bir gün onlarda akıllanırlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>değerli kardeşim Fethi,<br />
insanlığa yararlı tebliğlerini takip etmeye çalışıyorum. bu son analiz-tebliğiniz, çok fazla insanları ilgilendiriyor. bu nedenle çok hayırlı bir hizmet yaptığınız ve büyük sevap kazandığınız kuşkusuz.<br />
ben sigara hiç içmedim diyemiyorum. gençlik öğrencilik yıllarında, arkadaş ortamları ve özenti ile tek tük yanılgılar olmuştur. ama bu yanılgılarla birlikte sıgaraya tütüne her zaman tepkiliydim. Çünkü babam çok yaman bir tiryakiydi. bu yüzden çocukluğumda evimizde büyük bir huzursuzluk kaynağı idi. benim tütün ve sıgaradan uzak durmamın nedeni budur. zira o zamanlar tütünün zararlarından bu günkü gibi yoğunlukta bahsedilmezdi. Kapalı mekanlarda olduğu gibi, otobüs tren uçak vs ulaşım araçlarındaki yoğun duman ve leş gibi kokan hava ne felaket birşeymiş, şimdilerde daha iyi anlıyoruz farkı.<br />
Bu konuda, Sn. Tayyip Erdoğan ın kararlı ve ısrarlı çabaları ile gelen yasaklamaların önemli hizmetlerinden biri olduğunu kabul etmek lazım.<br />
Bu konuda dikkat çekici diğer bir tuhaflık, bayanların halen artan bir ivme ile sigara zaafına devam etmeleri. Bir zamanlar, bizim gençliğimizde, bir genç kızın veya bayanın sigara içmesi akıl dışı bir olaydı. Ayıptan öte rezillik bir olay sayılırdı. ama bugün, bu kadar yasaklar kısıtlamalara rağmen, özellikle genç bayanlarda  yaygın gözüken bu durum son derece üzücü.<br />
İnşallah bir gün onlarda akıllanırlar.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Ethem Paksoy		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-138</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ethem Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2016 12:35:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-138</guid>

					<description><![CDATA[Son yazınızda ele aldığınz sigara konusunu fıkhi açıdan çok güzel bir şekilde ortaya koymuşunuz.Allah razı olsun, gerçekten çok faydalı bir çalışma olmuş. Ama sigara konusunda İslam ulemasının içki gibi tek ve kesin bir haram fedvası olmadığı için bir kısım Müslümanlar içkiye gösterdiği tavrı sigaraya karşı gösterememiştir.  Dini bakımdan köşe taşı bir kısım insanların sigara içmeleri toplumda kendisine taraftar bulmuştur. Bu taraftarlar içkiyi haram bildikleri için içmedikleri halde ilmi kariyer sahibi bir kısım insanların sigara içmeleri toplumda zayıf iradelilere  ruhsat kapısını aralamıştır. Son yıllara kadar dini konularda düzene endeksli zikzaklar çizen diyanetin her fetvası toplumda istenilen karşılığı göstermediği de malumdur. Dini açıdan sigaraya karşı  ulema beyninde içki gibi kesin haram fetvası çıktığı gün  Müslümanlar arasında bir karşılığı olacaktır. Sigara bırakma kampanyası gibi kalemiyle, hitabetiyle İslam&#039;ı tebliğ eden bütün alimlerin sigaranın haram olduğunun fetvasını kampanya haline getirmeli, her ağızdan bu dillendirilmeli ki ruhsat kapısı kapansın. Bundan başka sigaranın yagınlaşmasının bir sebebi de eğitim sıralarında bir özenti ile başlamaktadır. Bu özenti yollarını kapamak için Milli Eğitim bir takım akılcı tedbirler almalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yazınızda ele aldığınz sigara konusunu fıkhi açıdan çok güzel bir şekilde ortaya koymuşunuz.Allah razı olsun, gerçekten çok faydalı bir çalışma olmuş. Ama sigara konusunda İslam ulemasının içki gibi tek ve kesin bir haram fedvası olmadığı için bir kısım Müslümanlar içkiye gösterdiği tavrı sigaraya karşı gösterememiştir.  Dini bakımdan köşe taşı bir kısım insanların sigara içmeleri toplumda kendisine taraftar bulmuştur. Bu taraftarlar içkiyi haram bildikleri için içmedikleri halde ilmi kariyer sahibi bir kısım insanların sigara içmeleri toplumda zayıf iradelilere  ruhsat kapısını aralamıştır. Son yıllara kadar dini konularda düzene endeksli zikzaklar çizen diyanetin her fetvası toplumda istenilen karşılığı göstermediği de malumdur. Dini açıdan sigaraya karşı  ulema beyninde içki gibi kesin haram fetvası çıktığı gün  Müslümanlar arasında bir karşılığı olacaktır. Sigara bırakma kampanyası gibi kalemiyle, hitabetiyle İslam&#8217;ı tebliğ eden bütün alimlerin sigaranın haram olduğunun fetvasını kampanya haline getirmeli, her ağızdan bu dillendirilmeli ki ruhsat kapısı kapansın. Bundan başka sigaranın yagınlaşmasının bir sebebi de eğitim sıralarında bir özenti ile başlamaktadır. Bu özenti yollarını kapamak için Milli Eğitim bir takım akılcı tedbirler almalıdır.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Mustafa Demir		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-136</link>

		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2016 22:50:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-136</guid>

					<description><![CDATA[Sigara ile ilgili yaşanmış bir ibretim ben! Tam yeri ve zamanı; &quot;Ulusa Açılan Pencere/ BALYA&quot;(*) dergisinde yayınlanmış &quot;Sigara&quot; başlıklı yazımı buraya aktaracağım. Biraz uzun, ama olsun. Sabredebilen okur, okur...

    Su Misali (8)
                                                                                                                                Mustafa Demir
                                                                                                                           mdemir004@yahoo.com

                                         Sigara

Basiret kavramının çok sevdiğim bir anlamını paylaştıktan sonra, neden sigara içmediğimi ve onunla baş etmede katkılar sağlayabilecek bazı değerlerden söz etmek istiyorum. Basiret; gördüklerinden ibret alıp ders çıkarabilen akıldır… Ben sigara içmedim ve içmiyorum. Ortaokulu 60’lı yılların sonlarında Balya’da okumuş birinin sigara içmemiş olması ilginç değil mi? Çünkü arkadaşlarımın çoğu içiyordu, yetişkin nesilden içmeyen çok az insan vardı; o kadar ki, şimdi başka birçok şey için kullanılan “paket” sözü, o zamanlar herkes için sigara demekti. Birilerine ekstra bir yardımda bulunana ödül olarak paket verilirdi. Babalar, amcalar, dayılar ve başkaları erkek çocuklara “erkek adam” olsunlar diye herkesin içinde sigara içirirlerdi. Ne berbat bir manzara? Böyle bir furya içinde ben neden sigara içmedim? Bu sorunun bendeki cevabı bir cümledir; babam bana “Sigara içmeyeceksin!” dedi ve ben de içmedim…
Süleyman usta, kırklı yaşlara yaklaşınca bir gün üç çocuğunu çağırır ve birlikte oturduktan sonra başlar söze, sözü uzatmaz, az ve öz söyler: “Çocuklar biliyorsunuz ben laubalilik, ciddiyetsizlik ve gevşeklikten hoşlanmam. Şimdi beni iyi dinleyin: delikanlılık yaşlarımdan beri sigara içiyorum. Bu meretin kötü bir madde olduğunu herkes biliyor, ne var ki insanların çoğu içiyor. Siz içmeyeceksiniz! Sigaranın zararlarını ve onu içmenin günah olup olmadığını anlatmayacağım. Sadece babalık hakkımı kullanarak emrimi tekrar edeceğim: siz sigara içmeyeceksiniz! Bu anlamda bundan sonra aramızda üç şey olabilir: içtiğinizi duyarsam; bir daha emrimi yineleyerek uyarırım. İkinci kez duyar ya da görürsem, damdaki Mercan’ın(eşek) yanına bağlar, önünüze saman koyarım. Çünkü babasının sözünü dinlemeyen kişi insanlıktan çıkmış, hayvanlık derecesine düşmüştür ve onun barınma yeri ev değil damdır. Pişmanlıkla ıslah olduğunuzu gördüğümde tekrar gerçekte yeriniz olan insanların arasına karışırsınız. Bu aşamalardan sonra yine görürsem; aramızdaki baba-oğul ilişkileri biter. Benim evimden kovulursunuz. Anlaşıldı değil mi?”
Çok iddialı ve ağır bir sözleşme; gerçekleşmesi nerede ise imkânsız… Ağabeyim ve kardeşlerim arada sırada içtiler. Bunda ağabeyimin Almanya’da çalışıyor olmasının etkisi var. Babamın dediklerinin hiç birisini yaşamadık. Ama dörtte bir başarı elde etti, bu da az bir şey değildir, Allah ona mağfiret etsin, inşallah… Ama o sözleşmeden devrim niteliğinde başka bir sonuç ortaya çıktı. Ortaokulda ikinci sınıf öğrencisiydim. Emir ve nasihati alalı birkaç yıl olmuştu. Tabiat bilgisi öğretmenimiz “Sigaranın zararları” konulu ev ödevi vermişti. Söz konusu sözleşmenin etkisi ve içimden kurduğum bir plân ile güzel bir ödev hazırladım. Öğretmenim beğendi ve iyi bir not verdi. Öğretmenime gidip ödev kâğıtlarımı istedim, “Veremem, onlar resmi belge ve bir süre okulda kalması gerekir” deyince, ben de; “aynısından bir daha yazsam, notumu verip imzalar mısınız?” diye sordum. Plânımı anlatınca sevinçle karşıladı ve “olur” dedi. “Babacığım, sen de sigara içme!” diye bitirdiğim mektupla birlikte ödevi de zarfa koyup posta ile gönderdim. 
Babam, henüz genç olmasına rağmen öksürükleri artmıştı, dönemin çoğu adamları gibi öyle namaza, Mushaf’a da çok düşkün değildi. O öğretim yılının yarıyıl tatilinde köye gitmiştim. Akşam oldu, babam henüz eve gelmemişti, anneme, “babam nerede?” diye sordum, o da: “baban camidedir, sen bilmiyorsun; o, sigarayı bıraktı, namaza başladı, ha sakal da koy verdi, şimdi kapkara sakalları var, namazdan sonra gelir.” Mektubumu üniversiteye gidinceye kadar sakladı ve arada sırada “aha burada saklıyorum” diye ceketinin iç cebini gösterirdi. Erkenden kalkmış demirci dükkânını açmış, çalışmaya başlamıştı. Ben de o sabah okumaya Ankara’ya gidecektim, vedalaşmaya yanına gittim. Önce duvarda asılı ceketinin cebinden mektubu çıkardı ve demirci ocağında yanan kocaman ateşe attı, sonra da bana bakıp şu dersi verdi: “Nasıl gidiyorsan öyle gel, baktın ki özünden bir şeyler kaybediyorsun, bırak da gel, hadi Allah’a emanet ol!”
Elbette insan aklı sadece gördüklerinden ibret alıp ders çıkaran bir mekanizma değildir. O, göremediklerini de düşünüp onlar hakkında da görüş sahibi olur. Aklın bizzat kendisi de görünmeyen bir varlıktır. O nedenle Kur’an’da yüzden fazla ayette, “Aklınızı kullanmaz mısınız?” ifadesi geçmektedir. Bu anlamda Kur’an’dan bir ayeti burada anmak isterim: “Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. Ve (Allah) aklını kullanmayanları pislik/rezillik içinde bırakır.” (Yunus, 10: 100). Aklını iptal edip tamamen başkalarına bağlı kalan mukallit insanlar, kendisi için neyin yararlı neyin zararlı olduğunu bilemez hale gelirler. İşte basiret, böyle akıllarda kendisine yer bulamaz ve görevini yapamaz. Başka bir deyişle basiret-akıl ilişkisi insanın özgür olup olmadığı ile çok yakından ilgilidir. İnsan, akıl ve basiret sistemini kullanmaktan aciz ise, o, hiçbir zaman özgün fikirler üretemez ve sağlam kararlar alamaz. Çünkü özgün fikirler özgür ortamlarda üretilebilir. İnsan için, kendi zihin dünyası birinci derecede hareket alanıdır. Dolayısıyla özgürlük, önce insanın kendinde başlamalı ve orada yeşermelidir. Böyle bir insan Allah’ın kendisine verdiği irade emanetini yerinde ve gereği gibi kullanabilir. Gerçek anlamda özgür aklın, basiret ve iradenin birlikte çalıştığı bir insanın hayatında kötü ve zararlı olan hiçbir şey kolayca yer bulamaz. Evet, özgün düşünceler özgür ortamlarda doğup boy sürebilir…

(*) sayı: 32, yıl: 2014

NOT: Yazıyı okuyan değerli bir okuyucum, &quot;Abi, işin fıkıh (haram-helal) kısmına hiç değinmemişsin&quot; demişti. İşte onu da sevgili kardeşim Fethi Bey yapmış, buyursun okusun...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara ile ilgili yaşanmış bir ibretim ben! Tam yeri ve zamanı; &#8220;Ulusa Açılan Pencere/ BALYA&#8221;(*) dergisinde yayınlanmış &#8220;Sigara&#8221; başlıklı yazımı buraya aktaracağım. Biraz uzun, ama olsun. Sabredebilen okur, okur&#8230;</p>
<p>    Su Misali (8)<br />
                                                                                                                                Mustafa Demir<br />
                                                                                                                           <a href="mailto:mdemir004@yahoo.com">mdemir004@yahoo.com</a></p>
<p>                                         Sigara</p>
<p>Basiret kavramının çok sevdiğim bir anlamını paylaştıktan sonra, neden sigara içmediğimi ve onunla baş etmede katkılar sağlayabilecek bazı değerlerden söz etmek istiyorum. Basiret; gördüklerinden ibret alıp ders çıkarabilen akıldır… Ben sigara içmedim ve içmiyorum. Ortaokulu 60’lı yılların sonlarında Balya’da okumuş birinin sigara içmemiş olması ilginç değil mi? Çünkü arkadaşlarımın çoğu içiyordu, yetişkin nesilden içmeyen çok az insan vardı; o kadar ki, şimdi başka birçok şey için kullanılan “paket” sözü, o zamanlar herkes için sigara demekti. Birilerine ekstra bir yardımda bulunana ödül olarak paket verilirdi. Babalar, amcalar, dayılar ve başkaları erkek çocuklara “erkek adam” olsunlar diye herkesin içinde sigara içirirlerdi. Ne berbat bir manzara? Böyle bir furya içinde ben neden sigara içmedim? Bu sorunun bendeki cevabı bir cümledir; babam bana “Sigara içmeyeceksin!” dedi ve ben de içmedim…<br />
Süleyman usta, kırklı yaşlara yaklaşınca bir gün üç çocuğunu çağırır ve birlikte oturduktan sonra başlar söze, sözü uzatmaz, az ve öz söyler: “Çocuklar biliyorsunuz ben laubalilik, ciddiyetsizlik ve gevşeklikten hoşlanmam. Şimdi beni iyi dinleyin: delikanlılık yaşlarımdan beri sigara içiyorum. Bu meretin kötü bir madde olduğunu herkes biliyor, ne var ki insanların çoğu içiyor. Siz içmeyeceksiniz! Sigaranın zararlarını ve onu içmenin günah olup olmadığını anlatmayacağım. Sadece babalık hakkımı kullanarak emrimi tekrar edeceğim: siz sigara içmeyeceksiniz! Bu anlamda bundan sonra aramızda üç şey olabilir: içtiğinizi duyarsam; bir daha emrimi yineleyerek uyarırım. İkinci kez duyar ya da görürsem, damdaki Mercan’ın(eşek) yanına bağlar, önünüze saman koyarım. Çünkü babasının sözünü dinlemeyen kişi insanlıktan çıkmış, hayvanlık derecesine düşmüştür ve onun barınma yeri ev değil damdır. Pişmanlıkla ıslah olduğunuzu gördüğümde tekrar gerçekte yeriniz olan insanların arasına karışırsınız. Bu aşamalardan sonra yine görürsem; aramızdaki baba-oğul ilişkileri biter. Benim evimden kovulursunuz. Anlaşıldı değil mi?”<br />
Çok iddialı ve ağır bir sözleşme; gerçekleşmesi nerede ise imkânsız… Ağabeyim ve kardeşlerim arada sırada içtiler. Bunda ağabeyimin Almanya’da çalışıyor olmasının etkisi var. Babamın dediklerinin hiç birisini yaşamadık. Ama dörtte bir başarı elde etti, bu da az bir şey değildir, Allah ona mağfiret etsin, inşallah… Ama o sözleşmeden devrim niteliğinde başka bir sonuç ortaya çıktı. Ortaokulda ikinci sınıf öğrencisiydim. Emir ve nasihati alalı birkaç yıl olmuştu. Tabiat bilgisi öğretmenimiz “Sigaranın zararları” konulu ev ödevi vermişti. Söz konusu sözleşmenin etkisi ve içimden kurduğum bir plân ile güzel bir ödev hazırladım. Öğretmenim beğendi ve iyi bir not verdi. Öğretmenime gidip ödev kâğıtlarımı istedim, “Veremem, onlar resmi belge ve bir süre okulda kalması gerekir” deyince, ben de; “aynısından bir daha yazsam, notumu verip imzalar mısınız?” diye sordum. Plânımı anlatınca sevinçle karşıladı ve “olur” dedi. “Babacığım, sen de sigara içme!” diye bitirdiğim mektupla birlikte ödevi de zarfa koyup posta ile gönderdim.<br />
Babam, henüz genç olmasına rağmen öksürükleri artmıştı, dönemin çoğu adamları gibi öyle namaza, Mushaf’a da çok düşkün değildi. O öğretim yılının yarıyıl tatilinde köye gitmiştim. Akşam oldu, babam henüz eve gelmemişti, anneme, “babam nerede?” diye sordum, o da: “baban camidedir, sen bilmiyorsun; o, sigarayı bıraktı, namaza başladı, ha sakal da koy verdi, şimdi kapkara sakalları var, namazdan sonra gelir.” Mektubumu üniversiteye gidinceye kadar sakladı ve arada sırada “aha burada saklıyorum” diye ceketinin iç cebini gösterirdi. Erkenden kalkmış demirci dükkânını açmış, çalışmaya başlamıştı. Ben de o sabah okumaya Ankara’ya gidecektim, vedalaşmaya yanına gittim. Önce duvarda asılı ceketinin cebinden mektubu çıkardı ve demirci ocağında yanan kocaman ateşe attı, sonra da bana bakıp şu dersi verdi: “Nasıl gidiyorsan öyle gel, baktın ki özünden bir şeyler kaybediyorsun, bırak da gel, hadi Allah’a emanet ol!”<br />
Elbette insan aklı sadece gördüklerinden ibret alıp ders çıkaran bir mekanizma değildir. O, göremediklerini de düşünüp onlar hakkında da görüş sahibi olur. Aklın bizzat kendisi de görünmeyen bir varlıktır. O nedenle Kur’an’da yüzden fazla ayette, “Aklınızı kullanmaz mısınız?” ifadesi geçmektedir. Bu anlamda Kur’an’dan bir ayeti burada anmak isterim: “Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. Ve (Allah) aklını kullanmayanları pislik/rezillik içinde bırakır.” (Yunus, 10: 100). Aklını iptal edip tamamen başkalarına bağlı kalan mukallit insanlar, kendisi için neyin yararlı neyin zararlı olduğunu bilemez hale gelirler. İşte basiret, böyle akıllarda kendisine yer bulamaz ve görevini yapamaz. Başka bir deyişle basiret-akıl ilişkisi insanın özgür olup olmadığı ile çok yakından ilgilidir. İnsan, akıl ve basiret sistemini kullanmaktan aciz ise, o, hiçbir zaman özgün fikirler üretemez ve sağlam kararlar alamaz. Çünkü özgün fikirler özgür ortamlarda üretilebilir. İnsan için, kendi zihin dünyası birinci derecede hareket alanıdır. Dolayısıyla özgürlük, önce insanın kendinde başlamalı ve orada yeşermelidir. Böyle bir insan Allah’ın kendisine verdiği irade emanetini yerinde ve gereği gibi kullanabilir. Gerçek anlamda özgür aklın, basiret ve iradenin birlikte çalıştığı bir insanın hayatında kötü ve zararlı olan hiçbir şey kolayca yer bulamaz. Evet, özgün düşünceler özgür ortamlarda doğup boy sürebilir…</p>
<p>(*) sayı: 32, yıl: 2014</p>
<p>NOT: Yazıyı okuyan değerli bir okuyucum, &#8220;Abi, işin fıkıh (haram-helal) kısmına hiç değinmemişsin&#8221; demişti. İşte onu da sevgili kardeşim Fethi Bey yapmış, buyursun okusun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Osman		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-134</link>

		<dc:creator><![CDATA[Osman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2016 10:51:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-134</guid>

					<description><![CDATA[Kaleminize sağlık]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaleminize sağlık</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Ayşe Karan		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-133</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Karan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2016 08:03:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-133</guid>

					<description><![CDATA[Çok önemli bir konuyu Hocam, çok detaylı ve atıf yaparak  ele almışsınız, elinize sağlık. Bu tür zararlı olan alışkanlıklarda önemli olan ilk adımı atmamak ve kötü arkadaştan uzak durmaktır. Sigara ile sağlık, zaman ve bütçemiz israf edilmekte, israf edenler de Yüce Allah (cc) tarafından şeytanın yoldaşları olarak kabul edilmektedir. Zannediyorum bu bile sigaradan uzak durmamız için yeterli olur değil mi?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok önemli bir konuyu Hocam, çok detaylı ve atıf yaparak  ele almışsınız, elinize sağlık. Bu tür zararlı olan alışkanlıklarda önemli olan ilk adımı atmamak ve kötü arkadaştan uzak durmaktır. Sigara ile sağlık, zaman ve bütçemiz israf edilmekte, israf edenler de Yüce Allah (cc) tarafından şeytanın yoldaşları olarak kabul edilmektedir. Zannediyorum bu bile sigaradan uzak durmamız için yeterli olur değil mi?</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Fatma		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-132</link>

		<dc:creator><![CDATA[Fatma]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 23:47:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-132</guid>

					<description><![CDATA[Allah CC razı olsun ellerinize sağlık çok güzel kapsamlı bir yazı Rabbim CC tüm 
içenlere faydalanmayi nasip etsin .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah CC razı olsun ellerinize sağlık çok güzel kapsamlı bir yazı Rabbim CC tüm<br />
içenlere faydalanmayi nasip etsin .</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Ayşe serap şahiner		</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/dirilis-postasi/sigaranin-hukmunu-gozardi-etmemek/#comment-131</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ayşe serap şahiner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 18:58:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=328#comment-131</guid>

					<description><![CDATA[Muhterem hocam yazılarınızı dikkatle okuyorum  sigara konusu çok önemli teravih namazımı kılıp yine dikkatlice faydalanacağım yüreğimize kaleminize sağlık Aile konusundaki yazılarınızdan Fransa&#039;da yaptığım beş Seminerde çok istifade ettim Allah Razı olsun Hayorlı Ramazan&#039;lar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muhterem hocam yazılarınızı dikkatle okuyorum  sigara konusu çok önemli teravih namazımı kılıp yine dikkatlice faydalanacağım yüreğimize kaleminize sağlık Aile konusundaki yazılarınızdan Fransa&#8217;da yaptığım beş Seminerde çok istifade ettim Allah Razı olsun Hayorlı Ramazan&#8217;lar</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
